AFYON///
afyon | Otel | Gezi rehberi | Konaklama | Tarihi yerler | Tatil yerleri Dünya üzerinde önemli bir konumda bulunan Anadolu'nun, stratejik öneme sahip köprüsü konumundaki bir noktasında yer alan Anadolu'nun kilidi Afyonkarahisar ili de coğrafi konumu nedeniyle Anadolu'yu yurt edinmiş birçok kavmin yerleşerek yaşamlarını sürdürdüğü, kendi kültürlerini yerel kültürlerle yoğurarak yeni kültürler ortaya çıkartıp medeniyetlerin gelişmesine katkıda bulunarak önem kazanmış ve bu önemi günümüze kadar kaybetmeden korumuştur.
Binlerce yıl önce insan zekası ve becerisinin birer göstergesi olarak inşa edilen ve dünyada eşi benzeri olmayan insanlığın ortak hafızası durumundaki kültür varlıkları ile doğanın mucizesi olan doğal varlıkların incelenmesi, insanlığa tanıtılarak kültürel kaynaşma yoluyla insanlığın barışına hizmet yolunda bir adım olması bakımından önemlidir.
Frigler'in Anadolu'ya gelmelerinden binlerce yıl öncesinde, Çatalhöyük'te olduğu gibi Anadolu'da filizlenmiş ve yeşermiş, dünya uygarlıklarının gelişmesine ve söylenilenlerin aksine ilham kaynağı ve örnek olmuş uygarlıklar yer almıştır. Bu uygarlıklarla birlikte Anadolu'nun bereketini ifade edebilecek ve bereketle özdeş bir tanrıça olan Ana Tanrıça / Matar Kubile kültü oluşmuştur. Frigler ve diğer uygarlıklar da "bereket"in, yaşamın sürekliliği bakımından öneminin bilincinde olarak bu kültü devam ettirmişlerdir. Yaşamın sürekliliği için önemli olan verimli topraklar ve savunmaya uygun dağlık bölgelerin varlığı Frigler'in Afyonkarahisar ili ve çevresinde yerleşmelerine ve siyasal egemenliklerini yitirdikleri dönemde bile bin yılı aşkın bir süre kültür geliştirmelerine uygun ortam oluşturmuştur. Bu döneme ait kültür varlıklarının büyük bir kısmı zaman içerisinde gerek doğal gerekse kendini bilmez kişilerin tahribatları sonucunda yok olmuş ya da zarar görmüşlerdir. Ancak halen çevremizde gördüğümüz Frig eserleri, kendilerinden önceki ve sonraki uygarlıkların oluşturdukları kültürel miraslar ile birlikte topraklarımız üzerinde güneş gibi parlamaya, Anadolu'nun kültür ocağı olduğunu tüm dünyaya haykırmaya devam etmektedirler.
Afyonkarahisar, Kütahya ve Eskişehir illeri arasında kalan bölümde yer alan Frig Vadisi'nin tarihi, doğal ve kültürel dokusunun üç ilin ortak projesi olarak ele alınıp tanıtılmasının gerekliliği nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın koordinasyonunda üç ilin Valiliklerince çalışmalar başlatılmıştır. Bu kapsamda Afyonkarahisar Valiliği de bizzat Afyonkarahisar Valisi'nin talimatlarıyla ve himayelerinde, Acil Durum Yönetimi ve Bilgi İşlem Merkezi'nde (ADUYBİM), ilimiz resmi kurumlarında çalışan personellerin katılımıyla bir çalışma grubu oluşturmuştur. Çalışma grubu Frig Vadisi'nin ilimiz sınırları içerisinde kalan bölümünde öncelikle saha çalışmaları yapmış, saha çalışmalarının tamamlanmasından sonra elde edilen verilerin değerlendirilmesi çalışmalarını yapmıştır. Bu kapsamda yapılan iş ve işlemler, öncelikle ilimiz sınırları içerisinde bulunan tarihi, kültürel ve doğal varlıkların bilimsel esaslara uygun olarak belirlenmesi, sınıflandırılması, tescil durumlarının belirlenmesi, korunması ve tanıtılması sürecinde ilin ekonomik ve sosyal boyutlarının da belirlenerek; ulaşım, konaklama ve etkinlikler ile birlikte turizm potansiyelin ortaya çıkarılması, mevcut eksikliklerin belirlenerek ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içerisinde bölgenin ekonomiye kazandırılmasına ilişkin kriterleri kapsamıştır.
///////////////////////////////////////////////////////////////////
malatya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
malatya etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
7 Aralık 2007 Cuma
5 Aralık 2007 Çarşamba
HABERLER malatya katlimamı
Malatya katliamında 'görüntü' bozuldu
Sanık Günaydın'ın hastanedeki 10 günlük görüntüsü teknik nedenle imha edildi. Kamerayı değiştirmekle görevli üsteğmenin azmettirici olduğuna dair ihbar var
İSTANBUL - Malatya'da misyoner katliamının bir numaralı sanığı Emre Günaydın'ın, tedavi gördüğü hastane odasında çekilen kamera kayıtlarıyla ilgili görevlendirilen üsteğmen 'şaibeli' çıktı. 10 günlük görüntüler teknik nedenlerle imha edilirken cinayetlerden sonra Türkiye Protestan Kiliseleri Birliği'ne gelen bir ihbar mektubunda, Üsteğmen H. İ.'nin cinayetin azmettiricileri arasında olduğu öne sürülmüştü.
Malatya'da 18 Nisan'da beş kişi, misyonerlik yaptıklarını öne sürdürdükleri Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın, Uğur Yüksel'i işkence yaparak ve boğazlarını keserek öldürdü. Kaçmaya çalışırken balkondan düşen sanık Günaydın ağır yaralandı. Sanıkların liderleri olduğunu belirttikleri Günaydın'ın tedavi gördüğü oda iki güvenlik kamerasıyla 24 saat izlendi.
Ancak davanın açılması sürecinde kamera kayıtlarının önemli bölümünün eksik olduğu anlaşıldı. Avukatların dava dosyasında yaptıkları incelemelere göre; Malatya Cumhuriyet Savcılığı hastanedeki kameraların ses kaydı özelliği olmadığı için değiştirilmesini istedi. Cinayetten on gün sonra hastaneye giden güvenlik görevlileri bu kameraları söktürerek yerine ses kaydı özelliği olan kameraları taktırdı. 'Teknik nedenlerle on günlük kayıtları kopyalayamadıkları' yönünde tutanak tutan görevliler kayıtları imha etti.
Güvenlik görevlileri arasındaki bir isim de şüphelerin artmasına neden oldu. Savcılığın 27 Nisan 2007 tarihli yazısıyla görevlendirilen Üsteğmen H. İ.'nin adı 25 Mayıs 2007'de Türkiye Protestan Kiliseler Birliği'ne gelen bir ihbar mektubunda da geçiyor. Birliğin Ankara'daki adresine Malatya'dan gelen ve Ali A. imzalı mektupta Üsteğmen H. İ.'nin Günaydın'ı yönlendiren kişilerden olduğu anlatılıyor: "Günaydın'ı azmettiren kişi komutanımız Mehmet Ülger'in yönlendirmeleriyle İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Ruhi Babat'tır. Babat'ı ilk irtibata geçiren kişi Üniversite Karakol Komutanı H. İ.'dir."
Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Mehmet Ülger, ihbarla gündeme gelen iddiaları yalanlamıştı. Yine bu ihbarla gündeme gelen Ruhi Babat'ın gerçek ismi Ruhi Abat. Abat'ın misyonerlikle ilgili tezleri bulunuyor
Sanık Günaydın'ın hastanedeki 10 günlük görüntüsü teknik nedenle imha edildi. Kamerayı değiştirmekle görevli üsteğmenin azmettirici olduğuna dair ihbar var
İSTANBUL - Malatya'da misyoner katliamının bir numaralı sanığı Emre Günaydın'ın, tedavi gördüğü hastane odasında çekilen kamera kayıtlarıyla ilgili görevlendirilen üsteğmen 'şaibeli' çıktı. 10 günlük görüntüler teknik nedenlerle imha edilirken cinayetlerden sonra Türkiye Protestan Kiliseleri Birliği'ne gelen bir ihbar mektubunda, Üsteğmen H. İ.'nin cinayetin azmettiricileri arasında olduğu öne sürülmüştü.
Malatya'da 18 Nisan'da beş kişi, misyonerlik yaptıklarını öne sürdürdükleri Alman uyruklu Tilman Ekkehart Geske, Necati Aydın, Uğur Yüksel'i işkence yaparak ve boğazlarını keserek öldürdü. Kaçmaya çalışırken balkondan düşen sanık Günaydın ağır yaralandı. Sanıkların liderleri olduğunu belirttikleri Günaydın'ın tedavi gördüğü oda iki güvenlik kamerasıyla 24 saat izlendi.
Ancak davanın açılması sürecinde kamera kayıtlarının önemli bölümünün eksik olduğu anlaşıldı. Avukatların dava dosyasında yaptıkları incelemelere göre; Malatya Cumhuriyet Savcılığı hastanedeki kameraların ses kaydı özelliği olmadığı için değiştirilmesini istedi. Cinayetten on gün sonra hastaneye giden güvenlik görevlileri bu kameraları söktürerek yerine ses kaydı özelliği olan kameraları taktırdı. 'Teknik nedenlerle on günlük kayıtları kopyalayamadıkları' yönünde tutanak tutan görevliler kayıtları imha etti.
Güvenlik görevlileri arasındaki bir isim de şüphelerin artmasına neden oldu. Savcılığın 27 Nisan 2007 tarihli yazısıyla görevlendirilen Üsteğmen H. İ.'nin adı 25 Mayıs 2007'de Türkiye Protestan Kiliseler Birliği'ne gelen bir ihbar mektubunda da geçiyor. Birliğin Ankara'daki adresine Malatya'dan gelen ve Ali A. imzalı mektupta Üsteğmen H. İ.'nin Günaydın'ı yönlendiren kişilerden olduğu anlatılıyor: "Günaydın'ı azmettiren kişi komutanımız Mehmet Ülger'in yönlendirmeleriyle İlahiyat Fakültesi Öğretim üyesi Ruhi Babat'tır. Babat'ı ilk irtibata geçiren kişi Üniversite Karakol Komutanı H. İ.'dir."
Malatya İl Jandarma Alay Komutanı Kurmay Albay Mehmet Ülger, ihbarla gündeme gelen iddiaları yalanlamıştı. Yine bu ihbarla gündeme gelen Ruhi Babat'ın gerçek ismi Ruhi Abat. Abat'ın misyonerlikle ilgili tezleri bulunuyor
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

